19 Haziran 2012 Salı

Peki o ak sakallı bilge yaşlılar nerede?

Zaman. Bir kelime sadece. Tanımlamaya gerek duymuyorum. Her ne isen. Sadece becerdiklerine şahit oluyorum. Durmadan bana bir şeyler anlatıyor olmana, bende izler bırakmana, beni hep şaşırtıyor olmana. Her yaşantı zerresi; bende eksik olan, belkide tamamlanmayı bekleyen bir öğreti sanki. Cahilliğime veriyorum hep. Aldanmışlığıma, sinirlenmelerime, çekip gitmelerime ve daha birçoğuna sebep oluyor. Doğru zannettiklerim acaba ne zaman oldukları yerde kalacaklar. Kendime olan inancım sadece başkalarıyla mukayesenin sebebi sanki. Eğer yaşlansaydım susardım gibi geliyor. Suskunken yaşlı mıyım sanki. Eşitliklerin her iki tarafı ne zaman aynı oldu ki matematik denklemleri dışında. Hatta hayatımda eşit olan ne oldu ki. 

Zamanın bize birşeyler öğretmesi, hatta her öğrettiğini gün gelince düzeltmesi, bana bir tek şeyi anlatıyor maalesef. Zaman yoktur.   

13 Haziran 2012 Çarşamba

yaş


gece başlar avuçlarım terler,
gece sürer ensen, sırtım, götüm,
gece biter dizlerim titrer,
gece,
her-kes biter, gözlerim terler.





Hazm







Zaman durduğunda,
nedeni kalmaz vücudunun, 
varolmanın da
işte o an sen hakettiğin değil
seni hazmedenin yanındasındır.
Tanrı, boşluk, huzur.





12 Haziran 2012 Salı

Hoş Geldin






Hoş Geldin


   Belki kendimi benki sadece seni. Üzerine alınmasın kimseler, seni ben varsaymak aslında en kolayı. İçimde olmanı ve sen olduğumu varsayalım. Merak edecek birşeyler olması muhtemel bu sayfayı, tasarlamak ve var kılmanın, başlayan mutluluğuyla, tüm tanıdığım ve tanımadıklarımı sevgiyle kucaklar. Saygıyla önlerinde eğilirim.